Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdırmak İçin

Posted in:

Düğünlerin Vazgeçilmez Gelenekleri

Her çiftin en özel günüdür, düğün günleri. Her yörenin, kendine has gelenekleri vardır. Yurtdışında veya ülkemizde, çok farklı ritüeller olmasına karşın, bazı gelenekler, çok eski zamanlardan beri paralellik göstermektedir. Düğünlerdeki en vazgeçilmez 4 gelenek, şunlardır:
Alyans
Evliliğin en önemli göstergelerinden biri, yüzüktür. Yüzük, çiftlerin birbirlerine olan sevgisini, aşklarının ömür boyu süreceğini ve bir anlamda da birbirlerine sahip olduklarının ifadesidir. Genellikle, alyans adı verilen düğün yüzükleri, çoğunlukla altındır. Düğün töreninde, erkek kadının yüzüğünü, kadın da erkeğin yüzüğünü takarak, birbirlerine aidiyetlerinin sinyalini vermiş olurlar. Alyans alırken, özellikle, ömür boyu takılabilecek, modası geçmeyen türden alyans seçilmelidir. Çok fazla deseni olmayan ama gösterişli, kalınlığı da kişiye göre değişen modeller tercih edilmelidir.
Yüzüklerin takım olması önemlidir. Erkek ve kadınların yüzüklerinin aynı şekilde olması ve birbirinin takımı olması en uygun olandır.
Düğün Pastası
Düğün törenlerinin olmazsa olmazlarından biri de, düğün pastasıdır. Düğün pastası, özellikle düğünlerde kat kat ve bembeyaz olmasıyla dikkat çeker. Tabi ki düğün ritüellerinden olan pasta kesme töreni ve gelin ve damadın pastayı birbirlerine yedirmesi de, hemen hemen her düğünde görülebilecek bir şeydir. Genellikle yurtdışında ve Türkiye’deki çoğu düğünlerde bu tür bir gelenek uygulanır.
Düğünlerde gelin ve damada kestirilen ve kat kat olan gösterişli düğün pastaları, maket halindedir. Maketin bir bölümünde, gerçek bir pasta dilimi vardır ve bu pasta dilimini gelin ve damat yerler. Gerçek bir pastanın, o kadar yüksek yerleştirilmesi beklenemez. Geleneğin devam etmesi ve gösterişin sembolü olan pastalar, gerçek değildir. Gerçek olan pastalar ise, tek veya iki katlı ve davetlilerin sayısına göre yaptırılır. Düğünlerde tema, genellikle beyaz renktir. Bu sebeple düğün pastaları da, düğünün saflığına, gelinliğe ve geline uygun olarak bembeyaz bir krem şanti ve krema tabakasıyla kaplanır. Ayrıca genellikle düğün pastalarının üzerinde de, gelin ve damat figürlü, yenilebilen oyuncak şeklinde, şeker hamurundan yapılmış kurabiyeler bulunmaktadır.
Gelin Buketini Yakalama Yarışı
Hemen hemen her genç kızın hayalidir, evlenmek. Gelin olduklarında da gösterişli ve ömür boyu saklayabilecekleri çiçek buketleri taşımak isterler. Düğün ritüelinin son kısmında ise, bekâr olan genç kızlar için, buket yakalama merasimi yapılır. Gelin buketi yakalama merasiminin yapılmasının sebebi, buketi yakalayan kişinin, evlenecek bir sonraki kişi olduğu inancıdır. Buna göre, buketi yakalayanın sevgilisi olsun ya da olmasın, kısmetinin açılacağı ve evleneceği inancı vardır. Bunun yanında da, gelinin bembeyaz ayakkabısının altına isim yazılması inancı da, tüm dünyada yaygın olan bir gelenektir. Bu inanca göre de, gelinin ayakkabısının altına genç ve bekâr, kız veya erkeklerin isimleri yazılır. Düğünden sonra, ayakkabının altından kimin ismi silinirse, bu kişilerin kısmeti açılır ve evlenirler.
Nikâhtan Evvel Gelini Görememe
Nikâh öncesinde, damadın gelini, özellikle de gelinlikle görmemesi gerekir. Bunun uğursuzluk getirdiğine inanılır. Düğünden önce gelin ve damat, bir gün öncesinden, tüm hazırlıklar tamamlanıp da, gelin gelinliğini giyip, makyajını yapana kadar, birbirlerini görmezler. Eskiden, düğünün büyüsü bozulmasın, gelin ve damat birbirlerini özlesin ve merak etsin ve bakımlı halleriyle birbirlerini görsünler diye, çiftin birbirini görmemesi gerektiği söylenirdi. Zamanla bu bir batıl inanca dönüştü ve uğursuzluk getirdiğine inanıldı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir